Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, "Türk Dünyası Çocuk Oyun ve Oyuncakları" Projesini Gerçekleştiriyor
"Türk Dünyası Çocuk Oyun ve Oyuncakları "
projesi kapsamında Kırcaali'yi ziyaret eden Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Öğretim Üyeleri Yrd. Doç.Dr. Yalçın Bay ve Yrd. Doç. Dr. Neslihan
Bay dün Kırcaali Haber gazetesine demeç verdiler.
Bulgaristan'ın proje kapsamında ziyaret ettikleri 21
ülke olduğunu belirten Yrd. Doç.Dr. Neslihan Bay, projeyi şöyle tanıttı:
"Toplam 32 Türk ve akraba topluluklarını ziyaret edip veri topluyoruz.
Burada çocuklarımıza oyunlar oynatıyoruz, yaşlılarımızla görüşüyoruz,
"Çocukluğunuzda ne oynardınız" sorusunu soruyoruz. Gerçekten de
birçok oyunumuzun artık unutulmaya başlandığını, yani bizim en önemli kültürel
mirasımızın yok olmaya başladığını gördük ve bu amaçla da bu projenin yapılması
kesinlikle gereken bir unsur. Aslında günümüzde her coğrafyada her toplum için
geçerli bu sıkıntı. Artık teknoloji çağındayız, çocuklarımız çok fazla
bilgisayarlarla, telefonlarla, sanal ortamda vakit geçiriyorlar. Bunun önüne
geçebilmek, onların sağlıklı birer birey olarak yetiştirebilmelerini
sağlayabilmek için oyun oynatmak gerekiyor. Burada anahtar nokta şu: Onlar oyun
oynayacaklar, ama
oyun oynarken eğer kültürel oyunlarını oynarlarsa, aynı zamanda kişilik ve
kimlik de kazanmış olacaklar, kendilerine ait bir kimlikleri de olmuş olacak.
Bu, projenin ikinci
hedefiydi. Son olarak da biz Türk dünyası dedik ve Türklerin yaşadığı 32 ülke
ve bölge belirledik. Biz bu araştırmaya başladığımızda gerçekten bu kadar
benzerlik çıkacağını düşünmemiştik. Proje sürecinde şunu gördük: 21 ülkede de
ciddi anlamda oyunlarımızda bir benzerlik var ve bizim ortak kültürel mirasımız
olduğunu gördük. Yani Türk dünyası deyince biz yaklaşık 5 bin yıllık, belki de
daha fazla tarihimiz olan bir milletiz. Ve bu geçmiş içerisinde de
oyunlarımızın da ne kadar benzerlik gösterdiğini, ne kadar ortaklık olduğunu bu
projeyle de görmüş olduk. Bu proje Eskişehir'de başladı. Eskişehir, Türk
Dünyası Kültür Başkenti’ydi. Bu başkentliği ile başlayan ve hala
da devam eden bir proje. Projenin sahibi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Bahattin Acat ve
Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Selahattin Turan. Bunun yanında bizim bir
de akademik danışmanımız var-ünlü bir Türkolog'umuz, o da Prof. Dr. Timur
Kocaoğlu. Kendisi bütün Türk devletlerindeki Türk lehçelerini bilen,
konuşabilen, bize de danışmanlık yapan bir hocamız. Biz bu projeye yedi kişilik
çekirdek bir ekiple başladık. Ama tabii ki, biz gittiğimiz her bölgede, her
ülkede bizimle bu projede çalışacak gönüllü araştırmacılar, akademisyenlerle iş birliği oluşturuyoruz. Biz gittiğimiz
bölgede numune olarak bazı şeyleri topluyoruz, oyunları çekiyoruz, ama diyoruz ki, siz bu bölgede
yaşıyorsunuz, burada yaşamaya devam ediyorsunuz, bundan sonraki süreçte siz bu
projenin bir çalışanısınız ve burada araştırma yapmaya devam edeceksiniz,
projemize veri toplayacağız."
Neslihan Bay, sözlerini
şöyle sürdürdü: "Peki bu verileri biz ne yapacağız?! Biz eğitimciyiz, halk
bilimci değiliz. Ama amacımız şu: Bu ortak kültürel mirasımızı ortaya koyduktan
sonra bunun kitapları yayınlanacak ve onlar bizim gittiğimiz bütün bölgelerde
hizmete sunulacak, öğretmenlerimize gönderilecek. Biz öğretmenlerimize eğitim
vereceğiz. Diyeceğiz ki, siz kültürel oyunlarla okulda eğitimi nasıl
verirsiniz? Yani mesela kaşıklarla
nasıl matematik öğretirsiniz. Beş Taş oyunu ile matematik öğretebilir misiniz,
ya da iki mendil saklamayla Türkçe dil eğitimi yapabilir misiniz. Biz bu
oyunların unutulmaması için artık okullarda olması gerektiğine inanıyoruz. Yani
artık annelerin, babaların, çocukların bu oyunları öğretecek ne vakitleri var,
ne bu bilinçlilik düzeyi kalmış. Dolayısıyla burada artık tesadüflere bırakılmaması
gerekiyor. Unutulmaması için de hem oyunla öğretim modelinin kullanılması, hem
de kültürel oyunların aktif olarak okullarda öğretmenler tarafından bizatihi
öğretilmesi gerekiyor. Bu gerçekten de aslında projenin çok önemli bir hedefi.
Sonrasında bir öğretmen eğitimimiz olacak. Biz gittiğimiz bölgelerde aynı
zamanda oyuncak da topluyoruz. Ve bu oyuncaklarımızla öncelikle birincisi
Eskişehir'de olacak bir müze yapacağız. Bu müzeye giren bir çocuk, oyunu bizim çektiğimiz videolardan
izleyecek ve kendi dilinde, kendi lehçesinde izleyecek. Biliyorsunuz, Türk
coğrafyası içerisinde farklı lehçeler kullanılıyor. Sonra gidecek atölyesinde
oyuncağını yapacak, ondan sonra da rehber öğretmenleri eşliğinde gidecek,
oyununu oynayacak. Yani bu müze biraz uygulamalı bir müze olacak. Buraya giren
çocuk oynamadan çıkmayacak. İlki Türkiye'de Eskişehir'de olacak, ama sonrasında gittiğimiz bu ülke
bölgelerde bizim video kayıtlarımız ve her türlü verilerimiz elimizde olduğu
için mesela Bulgaristan'daki soydaşlarımız, biz burada da müze istiyoruz
dediklerinde geleceğiz, müzemizi burada da kuracağız. Aynı oyunlar,
materyallerle burada da temsil edilmiş olacak. Son olarak da yapmayı
planladığımız önemli şeylerden biri bu oyunların olimpiyatlarını yapmak
istiyoruz - "Türk Dünyası Çocuk Oyunları Olimpiyatları". Yani nasıl
bir Avrupa Olimpiyatları varsa, bizim
bu kadar geniş bir coğrafya içerisinde kendi oyunlarımızın da olimpiyatı olmalı
diye düşündük. Yani bir mendil saklamadan çocuğumuz madalya alabilsin,
çocuklarımız bunun heyecanını yaşasın, okullarında turnuvaları olsun ve
sonrasında ülkeler arasında bunun turnuvası gerçekleşmiş olsun. Bu da yine
ileriki vadede gerçekleştirilmesi gereken projenin içerisinde yer alan bir
unsurumuz. On beş yıllık bir proje. Biz daha yolun başındayız. Henüz saha
araştırması sırasındayız. Bu saha araştırmasının sonrasında öğretmen
eğitimiyle, kitaplarımızın yayınlanmasıyla, müzemizle, olimpiyatlarımızla
projemizi 15 yıllık süreç içerisinde tamamlamayı düşünüyoruz. Bu proje 2014
yılında başladı ve şu anda üçüncü yılında. Daha dediğim gibi yolun çok
başındayız."
Resmiye MÜMÜN
14 Temmuz 2016,
Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
20 Temmuz
2016, Kırcaali Haber
Gazetesi
Коментари
Публикуване на коментар