Ünlü İslam Tarihi Yazarı Prof. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı Kırcaali'de











Yıllar boyu Türkiye'de İslâm Tarihi hocalığı yapmış 77 yaşındaki Prof. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı dünden beri eşi ile birlikte Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet'in konuğudur. Prof. Kazancı, İslam dinine 38 kitap kazandıran çok değerli hocalardan biridir. 

Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet Kırcaali Haber Gazetesi’ne verdiği demeçte Prof. Dr. Kazancı'yı şöyle tanıttı: "Hocamızın gerek Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın (SAV) hayatıyla alakalı, gerek Hulefa-i Raşidin'le ilgili ve Kırk Hadis gibi diğer iman esasları konusunda çok güzel çalışmaları var. Hocamızın branşı İslâm Tarihi olduğu için klasik eserleri enine boyuna inceleyerekten, doyurucu bilgileri arz ediyor, eserlerini objektif yazıyor, üslubu da çok hoş, okuyucusunu alıp götürüyor, sürükleyici bir üslupla, roman tarzında yazıyor. Adeta Peygamber Efendimizin sağında Hz. Ebu Bekir, solunda Hz. Ömer, arka saflarda da siz (okuyucular) yürüyorsunuz. O halet-i ruhaniyi oluşturuyor, maşallah. İfade ettiğim gibi Peygamber Efendimizin hayatını anlatan 6.ciltlik Asr-ı Saadet serisini, ilk dört halifelerin Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin (r.a) de hayatını ikişer cilt olarak kaleme almış durumdadır."

Beyhan Mehmet, Prof. Dr. Kazancı'nın Kırcaali'ye gelişiyle ilgili, "Muhterem Prof. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı hocamın eserlerini yıllar öncesinden bu yana büyük bir ilgi ve zevkle okuyorum. Tabii ki, hocamla alakalı hiçbir bağlantım yoktu. Nitekim kendisi Bursa İlahiyat Fakültesinden İslam Tarihi sahasının emekli profesörüdür. Bağlantı kurmamız Momçilgrad/ Mestanlı İlahiyat Lisesi Müdür Yardımcısı Haluk Yıldız hocamızın vesilesiyle oldu. Hocamızın onunla bağlantıları olunca ben Prof. Dr. Kazancı'yı aradım ve "Hocam sizin kitaplarınızdan haz alıyorum, lezzet alıyorum. Mevlam, duamı nasip eylesin, sizlere yazmayı, bizlere de okumayı nasip eylesin" dedim ve kendimizi de tanıtarak, "Kırcaali'ye, Bulgaristan'a bekliyoruz" dedim. Allah razı olsun, hocamız Türkiye'de tanınan, bilinen bir insan olduğu halde mütevazi bir yaklaşım sergilediler, "Hay, hay, efendim, ben sizlere ziyarete geleyim" dediler. Böylelikle bizleri memnun ettiler, onore ettiler. Biz de Kırcaali'de, Kırcaali bölgesinde, Bulgaristan'ın ilk yapılmış Haskovo'daki (Hasköy) camileri, Filibe'deki 1. Murat Hüdavendigâr Hazretleri döneminden kalan Muradiye Camii ve İmaret Camii, Mestanlı İlahiyat Lisesini ziyaret edeceğiz, inşallah" diye açıklamada bulundu.

Prof. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı, Kırcali'ye ziyareti hakkında, "Bulgaristan'a ilk defa geliyorum. Dünyada pek az yer gezdim. Bir defa Avrupa'da Almanya'ya gittim, kurs için çağırdılar. Başka da Avrupa'nın hiçbir yerini görmedim. Bu sefer de böyle bir davet gelince, zaten davet eden de talebemiz Haluk Hoca olunca çekinmeye gerek yok dedik. Beyhan Mehmet'in buranın Müftüsü de olması hasebiyle gidelim, görelim dedik. Gerçekten ben çok mutlu oldum. Her taraf yemyeşil. Bu kadar yeşil, pırıl pırıl bir ülke ben hiç görmemiştim. Dağ başlarında bile bir tek ayak basacak yeşillik olmayan yer yok. Yani insan eliyle yapıldıysa bu yeşillik tebrik etmek gerekiyor. Yollar son derece benim hoşuma gitti. Sert virajlarla değil de, çok tatlı eğilimlerle, çok hız yapmayı engelleyen ama gerçekten de yolcuyu yormayan bir yol sistemi geliştirmişsiniz. Çok güzel, çok hoşuma gitti" dedi.

Prof. Dr. Kazancı, yerli halk için, "Daha bir görüşmeye katıldım burada, fakat insanlar samimi geldi bana, içtenlikle yani böyle gelip geçici bir görüntüden ziyade bir içinde hürmet var, saygı var, sevgi var. O bakımdan hoşlandım" diye paylaştı.
Prof. Dr. Kazancı, Kırcaali Haber Gazetesi aracılığıyla Bulgaristan Türklerine şöyle seslendi: "Ben dillerine sahip olmalarını candan arzu ederim. Çünkü dışarıdan gelen bir insan kendi dilini konuşmayan insanların arasında garip kalıyor. Ben Almanya'da benim dilimi bilmeyen insanların arasında hiç birşey ne söyleyebildim, ne sorabildim, ne birşey edebildim. Almancadan sadece iki kelime öğrendim. Affedersiniz, tuvaletin şu erkekler için, şu kadınlar için olduğunu öğrenebildim, o kadar. Orada Türkçe konuşan insanlar olsaydı, pek tabii bir başka olurdu. O bakımdan dillerine, dinlerine sahip olmalarını arzu ederim. Kendi milliyetlerini unutmamalarını, diğer insanlara da kardeş muamelesi yapmak için onlarla kol kola, el ele olmalarını arzu ederim."
Beyhan Mehmet, dün konuğuyla birlikte Çernooçene'nin (Yenipazar) Vojdovo/ Emiroğulları mahallesinde yapılan köy mevlidine iştirak ettiklerini bildirdi. Burada Bölge Müftüsünün yanı sıra Prof. Dr. Kazancı'nın da halka hitaben Kuran-ı Kerim, güzel ahlâk, insanlarla iyi geçinme gibi konularda konuşma yaptığı anlaşıldı.

Prof. Dr. Kazancı, Çernooçe halkıyla görüşürken, dün eşi Sacide Hanımefendi de müftülükte Sibel Mehmet’in yürüttüğü Kuran-ı Kerim Kursuna iştirak etti. Öğle namazından sonra camide Sacide Hanımefendi, dün genç hocanın dersine katılan yaklaşık 10 öğrencisi ile dini konularda sohbet etti. Sibel Hoca'nın konuğunu ve ardından da ona tek tek Kuran-ı Kerim'i okuma yolunda bir hayli ilerleyen öğrencilerini tanıtmasından sonra şeytan, melek, günah, Hz. Adem ve Hz. Havva'nın hayatı gibi birçok merak edilen konularda fikir alış-verişinde bulunuldu. Kuran Kursu öğrencileri Sacide Hanımefendi'yi iki ilahi ile selamladılar.

Sacide Hanımefendi, "Bulgaristan'da Türk kültürünün ve Müslümanlığın yaşatıldığını görünce çok mutlu oldum. Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet ve eşi Sibel Hanımefendi'nin bu uğurda verdikleri çabaları gördüm ve onlarla çok gurur duydum" diye ifade etti.

Prof. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı, bugün Bulgaristan Müslümanları Yüksek İslam Şura Başkanı Şabanali Ahmed, Kırcaali Merkez Camii Encümen Başkanı Abdullah Şevki ve Müftülükte bulunan bazı imam ve dini görevlilerle görüşerek, Bulgaristan İslam dini sistemi hakkında geniş bilgi edindi.

Resmiye MÜMÜN

11 Haziran 2012, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi

27 Haziran 2012, Kırcaali Haber Gazetesi

Коментари

Популярни публикации от този блог

Ahmed Osman, Ailesinin Besicilik Geleneğini Sürdürüyor

Mümün ve Neşet Kardeşler, Ömrünü Hayvanlar Arasında Geçiriyorlar

Природният феномен „Скален прозорец“