Mestanlılı Ressam ve Şair Aynur Açıkgöz Eserlerinde Balkan Kadınını Tanıtıyor




Ressam ve şair Aynur Açıkgöz 1964 yılı Momçilgrad (Mestanlı) doğumlu, fakat ailesiyle beraber 1989 yılında gerçekleşen zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Şimdi İzmir’de yaşamını sürdürmektedir. Kendisi Balkan Kadınları Derneği Başkanıdır.

Aynur Açıkgöz, Kırcaali’de bir ay önce açılan karma sergiye beş tablosuyla katıldı. Sergi, Ankara Tekirdağ Kültür ve Yardımlaşma Derneği ve Kırcaali Türk Kültür ve Sanat Derneğinin “Uluslararası Trakya Rodoplar Buluşması” adı altında düzenledikleri kültür ve sanat etkinliklerinin parçasıydı.

Temel resim eğitimini Bulgaristan’da gören Açıkgöz, Türkiye'de de büyük üstat Şeref Bigalı’nın özel atölyesinde çalışmalarını profesyonel anlamda devam ettirdi. 20 yıldır profesyonel olarak resim yapmaktadır. Bugüne kadar yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen 60-70 arası karma sergide yer aldı ve onun dışında da 20’ye yakın kişisel sergisi oldu. Bu da ona uluslararası bienal ve sempozyumlara katılım sağladı. Birçok eseri halihazırda özel koleksiyonlarda yer almaktadır. Balkan Kadınları Derneği Başkanı olarak kendisi de uluslararası organizasyonlar yapmaktadır. Sanatçının eserleri yarı soyut ve figüratif olmanın yanı sıra kendine özgü bir teknik ve renkçilik ile dikkat çekmektedir. Aynur Açıkgöz, çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmektedir. 

Ressam, tablolarında kendini ifade eden Rodop kadınını tanıtma adına tema olarak işlemeye devam ediyor. Aynur Açıkgöz, “O kadını ben her zaman bir kuşla özleştirdim. O kuş benim gözümde anka kuşudur. Çünkü anka külünden yeniden kendini yaratan bir kuş olduğu için ben de bir göçmen kadını olarak gittiğim ana vatanda yeniden kendimi küllerimden doğmuş hissediyorum. Bu yüzden anka kuşuyla kişiliğimi özleştirdiğim için eserlerimde onu kullanıyorum” diye açıkladı.

Ressam, Kırcaali’deki sergi ile ilgili şunları ifade etti: “İlk kez Kırcaali’de sergi açmanın heyecanını yaşıyorum. Bu 20 yıldır arzuladığım bir olaydı. Bugüne nasip oldu. Kırcaali’de sergi açmak benim için çok özel bir durum. Zaten sergi süresince heyecanımı siz de gördünüz. Kırcaali benim için çok özel bir yer. Ben ilk resim eğitimini Bulgaristan’da, yani Mestanlı’da aldım. Orada büyük ressam Kamber Kamber atölyesinde resim yapmaya başladım. 22 yıl sonra tekrar Kırcaali’de olmak, bu sefer artık amatörlükten çıkıp, profesyonel bir ressam olarak burada sergi açmanın gururunu yaşıyorum.

Aynur Açıkgöz, eserlerinde işlediği Rumeli, Balkan ve Rodop kadını konusuyla ilgili

 “Türkiye’de kadın konusu her zaman gündemde çok kalan bir konudur. Fakat Türkiye’de bugüne dek sesini duyurmamış bir kadın topluluğu vardı. O da Balkanlar’dan göç etmiş kadınların çok suskun kalmasıydı. 1800’li yıllardan beri Türkiye’ye göçler devam ediyor, fakat hiçbir zaman Balkan kadınları örgütlenmemişti. Balkan kadınlarını örgütlemek amacıyla Balkan Kadınları Derneğinin kurucusu oldum. Üç yıldır bu derneğin çatısı altında kültürel faaliyetlerde bulunuyoruz. Çünkü kültürüne sahip çıkması gereken özellikle onun yaratıcısı olarak kadındır, yani kültürü yaşatacak olan kadındır. Bugün artık Balkan kadını hem kişiliğiyle, affedersiniz, duruşuyla, kalkışıyla, eğitimiyle, kültürüyle, kılık kıyafetiyle Türkiye’de örnek olan bir model oldu. O modelin gerçekten bilinmesi, tanınması bize düşen bir görevdi. Benim bu kadını gerek resimlerimde, gerek şiirlerimde tanıtmam, içimdeki taşan duyguların birer ifadesidir”, diye konuştu.  

Balkan Kadınları Derneği Başkanı Aynur Açıkgöz ayrıca bu yöndeki çalışmlarına da değinerek, “Türkiye’de Ege ve 9 Eylül Üniversitesinde Balkan kadınının kim olduğunu, kişiliğini, göç öncesi, göç sonrası yaşamış olduğu sorunlarıyla oluşturduğu kişiliğini anlatan bir makale sundum. Sadece bununla sınırlı kalmadım. Bugüne kadar birçok sempozyumlarda, yurt dışında da olmak üzere göç temasını işlemeye devam ediyorum. Burada düzenelen sempozyumda da “Bulgaristan Türk Edebiyatında Göç Teması” başlıklı çalışma sunacağım. Uzun zamandır araştırdığım bir tema. Konuyu ben, “Göç Öncesi Yazılan Edebiyat Eserlerimiz” ve “Göçten Sonra Yazılan Edebiyat Eserlerimiz” diye iki bölümde işliyorum. Göçten sonraki dönemi de ikiye bölerek, bir taraftan göç etmiş insanların verdikleri mücadeleyi ve bakış açısını yansıtan eserleri araştırıyorum, diğer taraftan da Bulgaristan’da kalanların dramını yansıtan şiirleri, yazıları ele alarak araştırmalarıma devam ediyorum” diye belirtti.

Aynur Açıkgöz göç olayı hakkında, “Tarihte kimsenin inkar edemeyeceği vazgeçilmez bir olay yaşandı. Bu olay göçtü. Göç bir travmadır. Göç benim gözümde iki uçlu bir bıçaktır. Bir tarafı kavuşturur ordakilerine, bir tarafı ayırır burdakilerle. Bu iki taraflı bıçak gerek burada kalanların, gerekse orada olanların kalbinde hep saplı durmaktadır” diye duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Resmiye MÜMÜN

1 Aralık 2011, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi

14 Aralık 2011, Kırcaali Haber Gazetesi

Коментари

Популярни публикации от този блог

Ahmed Osman, Ailesinin Besicilik Geleneğini Sürdürüyor

Mümün ve Neşet Kardeşler, Ömrünü Hayvanlar Arasında Geçiriyorlar

Природният феномен „Скален прозорец“