Gelincik, Ayçiçek ve Buğday Başağının Ressamı Nebahat Şimşek
Nebahat Şimşek, Kırcaali’de bu ayın başında açılan karma sergide yer alan ressamlardan biri. Etkinlik, Ankara Tekirdağ Kültür ve Yardımlaşma Derneği ve Kırcaali Türk Kültür ve Sanat Derneği’nin “Uluslararası Trakya Rodoplar Buluşması” adı altında düzenledikleri kültür ve sanat etkinliklerinin bir parçasıydı.
Ressam Nebahat
Şimşek, 1958 yılında Tekirdağ Muratlı’da dünyaya geldi. 18 yaşında ailesiyle İstanbul’un
Fatih ilçesine yerleşti. İstanbul Üniversitesi’nde 7 yıl çalıştıktan sonra
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’nde de 7 yıl görevde bulundu. Daha sonra 12 yıl Ankara
Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi İstanbul Şubesi’nde (TÖMER) Öğrenci İşleri
Müdürlüğünü yaptıktan sonra 2000 yılında emekli oldu. Son göreviyle ilgili
Nebahat Şimşek, “Dünyadan birçok öğrenci konsolosunu tanıma imkanım oldu. Benim
için artık dünya çok küçük oldu. Bütün dünya insanı bir. Öğrencilerle kardeş
gibiydim, arkadaş, dosttum. Onlar beni sokakta gördüğünde Türkiye’de ailesi
olarak, en yakın arakadaşı olarak görüyordu. Dünyanın birçok yerlerinden
ziyaret etme teklifleri aldım, fakat iş yoğunluğundan dolayı onları
değerlendirmeye fırsat bulamadım. Dünya gerçekten çok küçük ve hepimiz aynıyız.
Onun için kültür etkinliklerini daha fazla yapabiliriz, birbirimizle daha fazla
kaynaşabiliriz” diye paylaştı.
Halihazırda İstanbul
Beylikdüzü’nde oturmaktadır. Şimşek, 10 yıldır Ressamlar Derneği Yönetim Kurulu
Üyeliği’ni, 20 yıldır da Ankara Tekirdağ Yardımlaşma ve Kültür Derneği Yönetim
Kurulu Üyeliği’ni ve saymanlığını yaptı.
Resim sanatına 1990
yılında Türkiye Ressamlar Derneği Başkanı Sevim Gürsoy Tunçyıldız’ın
atolyesinde çalışmalar yürüterek ve daha sonra da Bulgaristan kökenli Salim
Özgür’den ders alarak atıldı. Şimşek, her iki hocasının da özel koleksiyonunda
bulundurduğu resimlerinden Kırcaali’de gösterdi. Genelde tol üzere yağlıboya
ile çalışan ressam, uzun yıllar suluboya ile resim yapmıştır. Yurt içinde ve
yurt dışında 70’in üzerinde kişisel sergi ve 100’den fazal da karma sergiye
katılmıştır. Avrupa’nın birçok yerinde (Paris,
Viyana, Prag, İngiltere, Rusya) ve çok mutlu olduğunu söyleyen Bulgaristan’da
resimlerini göstermiştir.
Emekliye
ayrılınca resimle daha çok ilgilenmeye başlamıştır. Resimlerinde genellikle doğaya
geniş yer verir.
Kendisini
gelincik, ayçiçek ve buğday başağının ressamı olarak tanıtan Şimşek, “Memleketim Muratlı’da buğday ve başak
tarlararının içinde gelinciklerle büyüdüm. Bir gelincik bana çok anlam ifade
ediyor” dedi. Nebahat Şimşek doğayla ilgili, “Ben tabiatı çok seviyorum, tabiat
insanla bir bütün. Tabiatı korumak için yeşilliği, denizi, suyu korumalıyız.
Maalesef, Türkiye’de, İstanbul’da doğa çok katledildi. Onun için biz doğaya
hasretiz. Bulgaristan doğaya çok önem vermiş, bu çok önemli. Torunlarımıza,
gelecek kuşaklara bir dünya bırakmak için yaşadığımız sürece yeşili, doğayı,
denizi korumak zorundayız. Doğa, yeşillik, deniz, su varsa, insan da var. Yoksa
biz de olmayacağız. Mutsuz bir toplum olacağız. Yeme, içmemize, çalışmamıza
kadar, her şey doğaya bağlıdır. İnşallah, Bulgaristan doğayı korumasıyla tüm
dünyaya örnek olur” diye mesaj verdi.
Ressam Kırcaali
için, “Buraya ilk defa geliyorum. Aslında aile kökenlerim buradan. Ailem 1923
mübadele yıllarında Türkiye’ye göç etmiştir. Kökenlerimizin bir kısmı Kırcaali,
Hasköy’den, bir kısmı Varna, Şumnu illerindendir. Soyumun nereden geldiğini hep
merak etmiştim. Onun için de Kırcaali’ye çok heyecanlı geldim. Kırcaalileri
tanımaktan çok mutluyum. Bulgaristan güzel bir ülke, tabiatı çok güzel. Bulgaristan
dünyada cennetten bir köşe. Ben hep insanoğluna, insanlığa, sosyal olmaya değer
verdim. Çünkü insanların birleşmesi, kaynaşması, birlikte olması, birçok şeyi
paylaşması benim için çok önemli. Kırcaali çok doğal, bakir bir yer, güzelliği
çok fazla. Burada çok huzur buldum ve kendimi çok mutlu hissettim. Benim memleketim
Muratlı da çok güzel, çok yeşil, aynı Kırcaali’ye benziyor. İkisi de küçük ova
içinde etrafı küçük dağlarla çevrili
kasaba. Kırcaali de yapılar, evler açısından biraz daha bakımlı
olabilirdi. Yeşile ve geniş caddelere çok değer verilmiş. Bu da insana huzur
veriyor. Şehirleşmede esas amaç bence geniş alanlar, yeşil alanlar, parkların
oluşu olmalı. Çünkü insan sağlığı için doğa çok önemli. İnsan mutluluğu ise en
önemli. Kırcaali’nin insanı çok güzel, sıcak. Buraya yeniden gelmek isterim”
diye paylaştı.
Nebahat Şimşek çocuğu
olmamasına rağmen kendisinin yetiştirdiği 11 başarılı yeğene sahip olduğunu ve
hepsinin üniversitelerden iyi mezuniyetlerle ayrılmalarından dolayı gurur duyduğunu
belirtti. Ressam, “Gördüğüm her çocuğu kendi çocuğum gibi benimseyip, ona
kendimden birşeyler vermek için mücadele ediyorum. Dünya çocuklarla güzel” diye
ifade etti.
Ayrıca Şimşek, özel
hayatının perdesini aralayarak, “Ben aşk kadınıyım, aşk yaşamın bir parçası. Ben
aşkla yaşıyorum, yani onsuz yaşayamam. Aşkı doya doya yaşadım ve yaşattım. Aşk
benim için çok büyük bir duygu. Platonik aşka çok önem veriyorum. Allah, beni
sevgi üzerine yaratmış. Ben de o sevgimi mümkün olduğu kadarıyla kimi
insanlarla paylaşıyorum ama tabii ki, aşk ayrı birşey. Eşim Bulgaristan kökenli
İbrahim Kamil tarih hocasıydı. Kendisi benim için çok değerliydi, onunla çok
büyük aşk yaşadık. Fakat kader bizi 10 yıllık evlilikten sonra ayırdı.
Kendisine saygı duyuyorum, başarılar diliyorum. Mutlu olmayı hak eden bir insan
ve ona mutluluklar diliyorum” diye paylaştı.
Resmiye MÜMÜN
25 Kasım 2011, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
7 Aralık 2011,
Kırcaali Haber Gazetesi

Коментари
Публикуване на коментар