Rodoplar'ın Şairi Habibe Hasan
Şaire Habibe Hasan, 20 Aralık 1953 yılında Kırcaali'ye 9 km mesafede olan Kyosevo (Köseler) köyünde soğuk, hırçınlı, boralı, karlı tipili bir günde ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. İlköğretimini köyünde ve Boyno (İsmeller) köyünde ikmal etti. Daha sonra Gabrovo şehrinde Tekstil Lisesi’nde okudu. 1974 yılında Kobilyane (Maşkılı) köyüne evlendi. Erkek ve kız olmak üzere iki evlat sahibi oldu. Şimdi üç kız çocuğu torunu olmasına sevinmektedir. 1980-85 yılları arasında Kobilyane'nin kütüphanesinde halka hizmet verdi. 1995 yılına kadar kadar Boyno Muhtarlığı’nda sekreterlik yaptı. 2000’li yıllarda Boyno'da bulunan Milli Gelirler Dairesi Şubesi’nde çalıştı. Sonraları Kırcaali Belediye Otogarı’nda kasadarlık görevinde bulundu. 2005 yılından bu yana “Merasim Faaliyetleri” belediye şirketinde organizatör olarak çalışmaya devam ediyor.
Şaire çocuk yaştayken ilk şiirine ilham almasına babası sebep oluyor. Çünkü babası, daha 15 yaşındayken babasıyla birlikte 1938 yılında ulu
Atatürk'ün cenaze merasiminde bulunuyor. Habibe Hasan, babasının anlattığı bu olaydan çok
etkileniyor. Öyle ki, Atatürk ve ileri gelen Türk aydın ve düşünürlerine adanan
uyaklı şiir dörtlükleri yazmaya başlıyor.
Habibe Hasan, 1967
yılında 7 sınıftayken babasına
ayak uydururcasına Bulgarca’dan
Edebiyat hocası Katya Ognyanova'ya sevgisini, saygısını göstermek için Bulgarca
iki dörtlük şiir yazıyor. Adı "Na Moyata
Uçitelka" (Öğretmenime). Şu anda Plovdiv (Filibe) şehrinde yaşayan sevgili
öğretmeniyle hala irtibatı devam ediyor. Dostluk ilişkileri ikisinin de
çocuklarına yansımış durumda.
1968'den sonra "Halk Gençliği" ve "Yeni
Işık" gazeteleri ve dergilerin düzenlediği çeşitli
şiir yarışmalarına katılmaya başlıyor ve çoğu defa birinciliği kazanıyor. 1978
yılında Varna'da düzenlenen Bereket
ve Gençlik Şenliği’ne
katılması sonucunda Jenata Dnes (Kadın Bugün) Dergisi’ne bir yıl abonelik ödülü alıyor. O
sıralarda genç şaire Rus klasiklerini okuyor. Varna'da Rus grubunda yer alan Lüdmila
ile tanışıyor. Onunla edebiyat ve şiir üzere geliştirdiği sohbetlerle
dostlukları pekişiyor, Rus edebiyatına ilgisi artıyor.
Habibe Hasan, 21
yaşındayken Kobilyane'ye
evlenince Şefket Efendi diye
bilinen rahmetli kayınpederi Şefket Ahmet'in etkisiyle Türk ve dünya
edebiyatını tanıdı,
kalemini güçleştirdi.
Kayınpederi Şumnu Nüvvap Okulu’ndan
mezun olunca Kırcaali Türk
Pedagoji Okulu’nun
ilk Türkçe hocası oldu. 20
yıl Kobilyane'den
şehre yaya gelip, öğretmenliğe devam etti,
bölgedeki Türk aydınlarını yetiştirdi. Şefket
Efendi, Medrese kapanınca 1960'dan 1976 yılına kadar Kobilyane'de öğretmenlik ve eğitmenlik yaptı. 1996 yılında dünyaya gözlerini yumdu ve ozan Niyazi Hüseyin Bahtiyar'ın
"Balkanlar’da
Türk Ünlüleri" adlı kitabında hakkıyla yerini aldı.
Habibe Hasan'ı Şefket Efendi edebiyat, felsefe, etik, tarih, coğrafya vs. bilim
alanlarında yetiştirdi. Şaire
dünya klasik edebiyatını ondan öğrendi,
Fåderiko Garsiya Lorka'yı ondan duydu. Ayrıca
kayınpederi kendisine
çok değerli bir miras, 50 ciltlik kütüphane bıraktı.
Habibe Hasan'ın 2001'de ilk Türkçe şiir kitabı çıktı. Adı "Gönül Yaprağı",
2003'de ise Bulgarca "Nad Predela" isimli ikinci şiir kitabı çıktı.
Her iki kitapta da şiirlerden başka şairin
yaşadığı bazı önemli olaylar üzerine
düşüncelerini içeren
yazıları yer alıyor. En son 2005'de "Şafakla Gülebilsem" adlı şiir
kitabı yayınlandı.
Habibe Hasan, en
çok doğa olaylarını kaleme alıyor ve diyor ki, "Bana güneşim, yollarım,
esen rüzgarım, kır çiçeklerim, gurubum, gökyüzüm, yağmurum ilham veriyor.
Ayrıca insanlar arasında görülen barış, hoşgörü, insanlık, kardeşlik, adalet,
doğruluk, güzellik gibi değerler bana ilham kaynağı oluyor. Biri 15, diğerleri
7 ve 4 yaşındaki torunlarıma bakınca tüm çocukların geleceğini düşünüyorum ve
şiire esinleniyorum. Onlar şiir okuyup, şarkı söylediklerinde, böyle
güzellikler ifade ettiklerinde, bana hayata güzel tarafından bakmama yardımcı
oluyorlar. Anılar, güzel duygular yaşamaya değer. Bütün çocukların ve hepimizin
hayatı güzel olsun istiyorum. Hayat, duyguları paylaştıkça güzel."
Habibe Hasan, insanlık değerlerinin geleceğe taşınması için muhafaza edilip,
genç nesillere aşılanması gerektiğini düşünüyor. Rodoplar’ın şairesi, "Fakat bir Türk olarak çocukluğumuzdan bildiğimiz dünyaca ünlü
Türk şair ve yazarları da gençlere tanıtmak bizim borcumuzdur. Sabahattin Ali,
Nazım Hikmet, Reşat Nuri Güntekin, Cahit Sıtkı Tarancı, Orhan Veli, Orhan Kemal
ve daha nice nice ünlü isimler nasıl beynimize çakılmışsa, gençler de onları
bilmeli, tanımalı.
Çünkü bu aydınlar olmasaydı, biz Türkçeyi sevemezdik, Türk şiiri gelişemezdi.
Edebiyat okumadan ana dilini doğru dürüst öğrenmek imkansız.
Dolayısıyla gelenek ve göreneklerimizi yaşatamayız, kültürümüzü geliştiremeyiz.
Böylece bir millet olarak hiçbir yere varamayız" diye kendi düşüncelerini
paylaştı.
Habibe Hasan, Kırcaali Haber Gazetesi
aracılığıyla genç okurlarına şu mesajı verdi: "Okuyun, okuyun, okuyun ve
yine okuyun, çünkü hayatta her şey okumakla kazanılır. Her gün bir şey okumak,
yeni bir şey öğrenmek demek, ileriye gitmek demek."
Ruhumla Konuşma
Bu gece de
dün gece gibi,
içimde garip bir yaşantı.
Korku dolu rüyalar
umutlarımı parçalıyor.
Gece ruhumu çırılçıplak soymuş
ince ince sorguluyor.
Yollar, arzular, evler
perde perde uyanıyor,
şafak söktü sökecek.
Ben nereye gitmekteyim?!...
Oysa gece dün gece gibi,
Kabus kesilen rüyalar
İçimde derin bir sancı
hayallerimi parçalıyor.
Bir bir sönüyor yıldızlar
Gökte ay pare pare
Gece ruhumu yargılıyor
Ruhum geceye rehin
sabahı bekliyor biçare.
Şafak söktü sökecek...
....Yoksa ben
Hakim önünde miyim?....
...
Bahar Korkusu
Beklemekten usandım
Ölüm mü, yaşam mı - hep bir.
Çünkü biliyorum
Yine akşam rüzgarıyla gelecek
Baharı müjdeleyen gecelerde
Öten cır cır böcekleri.
Korkuyorum
Bıkacağım baharı beklemekten.
Yorulacağım, biteceğim
Umutlarını geleceğin
Korkuyorum
göremeyeceğim.
...
Resmiye MÜMÜN
19 Mart 2011, Kırcaali Haber Gazetesi Sitesi
23 Mart 2011, Kırcaali Haber Gazetesi

Коментари
Публикуване на коментар